SARAY


Videoyu izlemek için resmi tıklayınız.
SARAY
Saray Tekirdağ’ın bir ilçesidir. İlçe şehir merkezi nüfusu 21.243 (TÜİK 2008)’dur. İlçe, köyler ve beldeler toplam nüfusu 24.396’dır (TÜİK 2008). İlçe şehir merkezi ve köyler toplam nüfusu 45.639’dur (TÜİK 2008 ). Saray ilçesi, kuzeyde Vize, doğuda Çatalca, güneyde Çerkezköy, batıda Çorlu ile çevrilidir. Yüzölçümü 612 km² olup İl merkezine uzaklığı 82 km’dir. İlçenin yükseltisi ise 140 metredir. Düz bir alan üzerine kurulmuş bulunan ilçe topraklarının büyük bölümü Ergene Havzasında yer alır. Arazi kuzeydoğuda Yıldız Dağlarına doğru yükselerek uzanır. İlçenin en yüksek noktası Yıldız Dağları üzerinde yer alan Karatepe’dir (473 m). Trakya bölgesine hayat veren Ergene nehri Saray ilçesindeki Karatepe Güneşkaya mevkiinden doğar. Diğer iki akarsu Vize suyu ile Galata deresidir. Vize suyu ilçe dışında Ergene nehrine karışırken, Galata deresi Saray ilçesinin doğusundan geçip Çerkezköy ilçesinde Ergene nehrine ulaşır. İlçenin sahip olduğu toprakların 314.895 dekarı kullanılan tarım alanları teşkil ederken orman ve fundalık alanlar 255.665 dekardır. Trakya’da tek Karaçam ormanı Saray Kastro yöresinde bulunur. Bu sebeple Kastro yöresindeki 329 hektarlık Karaçam ormanı 18 Nisan 1988 tarihinde doğayı koruma alanı (Milli Park) olarak ayrılmıştır. Yıldız Dağları ormanlıktır. Bu ormanlarda geniş yapraklı ağaçlardan, meşe ve karaçam hakimdir. Bahçeköy bölgenin önemli orman işletmelerinden biridir. İlçede kara iklimi hakimdir. Kış ayları soğuk ve yağışlı geçmektedir. Yazlar sıcak ve kuraktır. Yıllık yağış ortalaması 678.2 mm’dir.

Günümüzde Saray
Talihsiz olarak Çorlu ve Çerkezköy’e komşudur. Endüstrileşmiş bu alanların yüzünden Saray gelişememiştir. Halk Pazarı günleri Çarşambadır. Saray’da Trakyanın çeşitli bölgelerinden ve Bulgaristan’dan getirilen çeşitli sebzeler ve şarap türleri bulabilirsiniz. Çerkezköy ve Vize’ye 30, Çorlu’ya 60, İstanbul’a ise 2 saatlik mesafededir. Saray yeşil alanlardandır. Bir çok sanatçının burada yazlık türünde evleri vardır: (Bülent Ersoy, Orhan Gencebay, İsmail YK). Saray’da dört ilköğretim okulu (Atatürk İlköğretim Okulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Mehmet Uygun İlköğretim Okulu, 75. Yıl İlköğretim Okulu), üç lise (Ali Naki Erenyol Lisesi ANEL, Mesleki Teknik Eğitim Merkezi METEM, Mustafa-Elmas Arıcı Anadolu Lisesi MEAAL-Bölgede eski ismi olan “Saray Anadolu Lisesi” olarak bahsi geçer.), iki de özel çocuk kreşi bulunur. Siyasi olarak Saray merkez solun güçlü bir kalesidir. 2009 Yerel Seçimleri sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi adayı Nazmi Çoban, Saray Belediye Başkanı olmuştur.
İdari yapı ve nüfus
Saray ilçesi idari yönden 4 mahalle (Ayazpaşa, Kemal Paşa, Pazarcık, Yenimahalle) 2 belde (Beyazköy, Büyükyoncalı ) ve 19 köyden oluşmaktadır.
Köyleri sunlardir:
Ayvacık
Bahçedere
Bahçeköy
Çayla
Çukuryurt
Demirler
Edirköy
Göçerler
Güngörmez
Kadıköy
Karabürçek
Kavacık
Kurtdere
Küçükyoncalı
Osmanlı
Safaalan
Servi
Sinanlı
Sofular
Yuvalı

Mahalli idareler:
Saray ilçesinde biri ilçe merkezi ikisi belde merkezinde ( Beyazköy, Büyükyoncalı) olmak üzere 3 belediye teşkilatı vardır. EĞİTİM-KÜLTÜR Saray ilçe merkezinde okur-yazar oranı % 94.63’tür. (2000) ilçede 15 ilköğretim okulunda 5110 öğrenci eğitim görmektedir. 1 Yüksekokul, 1 Genel Lise, Genel Lise bünyesinde 1 süper lise, 1 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, 1 Anadolu Lisesi ve Büyükyoncalı kasabasında Çok Programlı Lise ile birlikte ilçede 5 lise bulunmaktadır. Liselerimizde 1376 öğrenciye 70 öğretmen eğitim vermektedir.Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi’nde Bilgisayar, Elektirik, Makine, Ressamlığı, Metal İşleri, Mobilya Dekorasyon, Çocuk Gelişimi ve Tekstil Konfeksiyon bölümleri bulunmaktadır.

İlçede okul öncesi eğitimde 19 okul , 387 öğrenci ve 19 öğretmen; ilköğretimde 15 okul, 5110 öğrenci 184 öğretmen ve 164 derslik vardır.

Şehir merkezinde öğretmen başına 28, derslik başına 32 öğrenci düşmektedir. Taşımalı ilköğretimde 5 merkez okul, 14 taşınan okul vardır. İlçede Halk Eğitimi Merkezi 1980-1981 Eğitim yılında faaliyete geçmiştir. Mesleki kursların yanında sosyal faaliyetlere de yer vermekte olan merkezde bugüne kadar 170 kurs açılmış olup, toplam 3341 kursiyere belge verilmiştir.

Turizm:
Saray ilçesinin turizm açısından önemi Tekirdağ ilinin Karadeniz’e açılan tek kapısı olması ve bunun yanında Istıranca Dağlarının bir bölümü, bu ilçemiz sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Eski adıyla Kastro, şimdiki ismiyle Çamlıkoy Trakya’nın Bahçeköy deresinin Karadeniz’e döküldüğü bu küçük koy 2.5 km kumsalıyla, Saray’ın sahil şerididir. Yıldız Dağları ormanları ve Karadeniz’in güzelliklerini bir arada barındıran, yeşil ile mavinin kucaklaştığı Çamlıkoy yurdumuzda eşine ender rastlanan turizm merkezlerinden biridir.

Saray’dan Çamlıkoy’a kadar olan yol güzergahı da Yıldız Dağlarından (ormanlarından) geçer. Güzergahta yapılan dağ evleri, nehir boylarındaki mesire yerleri görülmeye değerdir. Kastro yöresindeki 329 hektarlık karaçam ormanı 18 Nisan 1988 tarihinde Doğayı Koruma Alanı (Milli Park) olarak ayrılmıştır.

Orman İşletmesi tarafından piknik ve dinlenme yeri olarak düzenlenen bu alanda bazı hizmet tesisleri ve konaklama yerleri vardır. Aynı yerde dinlenmek, kayık gezintisi yapmak ve denize girmek mümkündür. Bu doğal plaj, ilçeye 27 km uzaklıktadır.
Kültür:
Saray ilçesi 1.Viyana Seferi esnasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından kullanılan sefer yolu güzergahı üzerindedir. Bu güzergah günümüzde yeniden keşfedilerek Sultanlar yolu ismiyle doğa, kültür ve tarih sevenlerin kullanımına açılmıştır. Sultanlar Yolu işaretlemeleri Saray içinde ve çevresinde Sultanlar yolunu yeniden keşfeden Sedat Çakır tarafından yapılmıştır. Sultanlar Yolu Viyana-Simmering’ den İstanbul Süleymaniye camii ve Topkapı Sarayı’na kadar uzanan 2133 kilometrelik bir yoldur.

Ulaşım:
Tekirdağ’ın Karadeniz’e açılan tek kapısı durumundaki Saray; Istıranca dağlarının güney eteklerinden geçen İstanbul – Kırklareli yolu üzerindedir. İl merkezine Çorlu-Çerkezköy ilçeleri üzerinden 81 km, Muratlı ilçesi – Vakıflar kavşağı üzerinden 78 km’dir.

SARAY TARİHİ
ilçemizde bulunan Güneşkaya ve Güngörmez mağaralarında paleolitik ve kalkolitik yerleşme izlerine rastlanılmıştır. Bu bakımdan Tekirdağ’ın en eski yerleşme alanlarındandır.
M.Ö. 525 tarihinde Pers Hükümdarlarından Keyhüsrev’in oğlu Keykavus (Kambiz), Ordusunu Bakak Soyhan komutasında Trakya’ya göndermiştir. Bakak Soyhan, ordusu ile Saray civarındaki Bahçeköy’e yerleşmiştir. Köy yakınında Sunolar isimli bir kasaba inşa ettirmiştir. Rivayete göre oğlu Mirza Demirhan için Istranca eteklerinde bir saray yaptırmıştır. İlçemizin adının bu saraydan geldiği sanılmaktadır.

Uzun süre Bizans egemenliğinde kaldıktan sonra 1362 tarihinde, Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı’nın iki başkenti Edirne ve İstanbul yolu üzerinde bulunan Saray bu dönemde önem kazanmıştır. Yerleşim alanı 1527 yılında Ayaz Mehmet Paşa tarafından bugünkü merkezine taşınmıştır. 18 yüzyılda Cengiz Han soyundan gelen Kırım Hanları Saray’da sürgün hayatı yaşamışlar ve bunlardan bazıları Ayazpaşa Camisi’nin avlusuna gömülmüşlerdir.

1916 yılına kadar Edirne Vilayeti Kırklareli Sancağı Vize kazasına bağlı idi. 1916 yılında Kırkkilise sancağına bağlı bir ilçe oldu. 1920 yılında Yunan işgaline uğramış ve işgalden 1 Kasım 1922 de kurtarılmıştır.

Ulu Önder Atatürk 18 Ağustos 1937 de Trakya Manevraları sırasında İlçemizi onurlandırmıştır. Ziyaretin anısına 1981 yılında anıt yaptırılmıştır.
TARİHİ AYAZPAŞA CAMİİ

Sosyal kültürel eserlerinin başında 1539 da Ayas Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Ayaspaşa Cami, Ayaspaşa hamamı ve külliyesi gelmektedir.Ayaspasa Cami: Kubbeyle örtülü son cemaat yeri ile ana mekandan oluşan kesmetaş duvar örgülü küçük bir yapıdır.Ana mekan kubbe ile örtülü olup ince silindirik gövdeli minare tek şerefelidir.

Kırım Giray Han Mezarları: Ayaspaşa cami avlusundadır.Kırım Hanlarının ikinci yurdu olan Saray’da yaşamış ve Saray’a gömülmüş olan II.Devlet Giray Han,ll.Fetih Giray Han İslam Giray Han,Arslan Giray Han IV.Devlet Giray Han III.Selim Giray Han ve Şehbaz Giray Han’ın mezarları Ayaspaşa cami avlusundadır.Selçuklular döneminde Türklerin Anadolu’ya yerleşmeleriyle birlikte Trakya’ya akınlar yapmaya başladılar. Anadolu beyliklerinden Aydrnoğullan Beyhği, Çanakkale Boğazı üzerinden Vize’ye kadar gelmiştir.1357 yılında Süleyman Paşa komutasındaki Türk kuvvetleri Tıakya’nın büyük bir bölümünü ele geçirdiler. Ancak Trakya’nın fethi 1365— 1368 yıllan arasında Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa ve onun kumandanı Hacı İlbey tarafindan tamamlandı. Bölgenin Türkleşmesi Anadolu’daki Yörüklerin toprak verilmek suretiyle Trakyaya gönderilmeleriyle sağlanmıştır.Bölgeye yerleşen Yörük boyları, hayvancılık ve tarımla geçimlerini sağlamışlardır.Fatih sultan Mehmet döneminden 19. yüzyılın sonlarına kadar Edirne vilayeti sancağının, Vize kazasına bağlı bir nahiye olan Saray,Edirne ile İstanbul arasındaki yol üzerinde bulunmasından dolayı önem kazanmıştır.Sarayın asıl gelişimi ve imarı Ayas Mehmet paşa zamanında gerçekleşmiştir.1536-1539 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyma’nın Sadrazamı olan Ayas Mehmet paşa kendine vakıf olan bağlanan saraya Ayas Mehmet paşa camii medrese ve Külliyesi ile hamamını yaptırarak kenti önemli bir merkez haline getirmiştir.Saray’ın Osmanlı dönemindeki önemli bir yeri de Kırım ilanlarına ikinci yurt olmasıdır. Osmanlı İmparatorluğu içindeki Kırım Hanliğından çeşitli nedenlerle uzaklaştırılan Han ve Kalgaylar, Saray ve çevresindeki köy ve çiftliklere yerleştirilmişlerdir.

Günümüzde Saray Ayas Paşa Camii avlusunda gömülü olan Kırım Hanları şunlardır.II Devlet Giray Han ölümü 1725 II Fetih Giray Han : ölümü 1726 İslam Giray Han ölümü 1742 Arslan Giray Han : ölümü 1767 IV.DevletGirayilan :ölümü 1780 III Selim Giray Han ölümü 1785 Şehbaz Giray Han ölümü 1792 18.yüzyılın sonları Osmanlı İmparatorluğunun gerileme döneminden çöküş dönemine geçtiği dönemdir. Yüzyılın ikinci yarısındaki Fransızİhtilalinin (1789) yeşerttiği etnik milliyetçilik sonucu balkanlarda başlayan başKaldırmalar ve isyanlar bölgenin etnik yapısınıBozmuştur. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) imzalanan Berlin Antlaşması ile Bulgaristan kurulurken bunun sonucunda binlerce Türk Edirnenin doğusuna ve Anadolu’ya göç etmiştir.I Balkan Savaşı (1912) sırasında Trakya, Çatalca’ya kadar,Bulgaristan’ın işgaline maruz kalmış, l1.Balkan savaşı ile Edirne ve Kırklareli Osmanlı Devleti tarafından alınabilmiştir.Osmanlı Devletinin I Dünya Savaşında (1914-1918) yenilmesiyle itilaf Devletleriyle 30 Ekim 1918 tarihinde Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
 
Tarihi kültürel ve Arkeolojik değerler
Saray’ın eski bir yerleşim merkezi olması ve yine Eski Edirne-İstanbul yolu üzerinde olması ilçenin önemini arttırmıştır. Saray ilçesinde tarihi ve kültürel değerlerin varlığı da dikkati çeker.
Güneşkaya:
Saray ilçesinin 2 km. batısındadır. Eski bir yerleşim merkezi olan bu alanda mağaralar ve tarihi kalıntılar vardır. İlimizin en eski yerleşim merkezi burasıdır. Yapılan yüzey araştırmalarında M.Ö. 5000- 3000 kalkolitik çağ buluntularına rastlanmıştır.
 
Güngörmez Mağaraları:Güngörmez Mağaraları: Güngörmez köyünün 3 km. güneyinde olup Galata Deresinin dik yamaçlarındadır. Güneşkaya gibi bu mağaralarda da eski çağ buluntularına rastlanılmıştır.
Bizans Su Yolları:
Vize’den çıkıp Ergene Nehri su kaynaklarından yararlanıp vadilerde kemerli su köprülerini aşıp İstanbul’a giden su yolları, Saray çevresinden geçmektedir.
Kaynak : Saray Kaymakamlığı

Reklamlar


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s